Tevhid Kitap
Kategori :

Cezaevinden Sorular

Açıklama :

Allah'a yakınlaştıracak vesileler arayın ayetini nasıl anlamalıyız? | Halis Hoca (Ebu Hanzala)

Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz;
https://bit.ly/2xHiHzN

Soru: Hocam! Maide Suresi'nin 35. ayetinde "... Allah'a (yakınlaştıracak) vesileler arayın..." buyruluyor. Ayetten yola çıkarak "Şu salih zat benim Allah'a vesilemdir." demek yanlış mıdır? Açık ayet olmasına rağmen buna karşı çıkmak nasıl izah ediliyor?

"Ey iman edenler! Allah'tan korkup sakının ve (sizi) Allah'a (yakınlaştıracak) vesileler arayın. Allah yolunda cihad edin. Umulur ki kurtuluşa erersiniz." ( 5/Mâide, 35)
"Vesile aramak nedir?"

Zeyd b. Ali, "Garibu'l Kur'ân" eserinde şöyle der

"Ona yakınlaşmayı talep edin. Vesile ihtiyaçtır."

Mukatil b. Süleyman, "Tefsir Mukatil b. Süleyman" eserinde şöyle der:

"Yani salih amellerle O'na itaat ederek O'na vesile arayın."

Taberi, kendinden önce yaşamış tüm müfessirlerin görüşlerini bir araya topladığı "Camiu'l Beyan fi Te'vili'l Kur'ân" adlı eserinde şöyle der:

"O'nu razı edecek amellerle O'na yakın olmayı talep edin... Vesile, 'faile' kalıbında olup şu kişinin sözünde olduğu gibidir: 'Falana şununla tevessül ettim.' Bu, 'Ona yakınlaştım.' anlamındadır."

Kitap ve sünnet/siret vesile konusunda insanları iki kısma ayırmıştır:

a. İmanlarını, salih amellerini ve Nebi'nin (sav) ve müminlerin duasını, kendilerini Allah'a (cc) yakınlaştıran bir vesile edinenler…

Kişinin imanını vesile edinmesi, "Allah'ım! Ben sana iman ettim." diyerek O'ndan (cc) ihtiyacını istemesidir:

"(Cenneti hak eden takva sahipleri) derler ki: 'Rabbimiz! Şüphesiz ki bizler, iman ettik. Günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru.' " (3/Âl-i İmran, 16)

"Rabbimiz! Şüphesiz ki biz: 'Rabbinize iman edin!' diye imana davet eden bir davetçiyi işittik ve iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve Ebrar olanlarla (çokça iyilik yapanlarla) beraber canımızı al." (3/Âl-i İmran, 193)

Kişinin salih amelini vesile edinmesi, "Allah'ım! Ben şu ameli senin rızan için yaptım." diyerek Allah'tan (cc) ihtiyacını istemesidir.

b. Allah'ın (cc) meşru kılmadığı şeyleri vesile edinerek Allah'a yakınlaşmaya çalışanlar…

Bildiğimiz üzere müşrikler putları vesile edinir ve onların aracılığıyla, onların şefaatini umarak Allah'a yakınlaşmak isterlerdi. Aracı/vesile edindikleri putları, yüce Allah'ın "evliya/veliler" diye isimlendirmesi de dikkate şayandır. Şu da bir gerçek ki; onların vesile/aracı edindiği putlar, salihlerin ruhaniyetini temsil eden heykeller veya onları ölümsüzleştirmek için (!) inşa edilmiş kabirler/türbelerdir. O günün en prestijli putlarından olan Lat hakkında kaynaklarımız şu bilgileri vermektedir:

"Lat, Menat ve Uzza, müşriklerin Allah'a (cc) yakın olarak gördükleri ve Allah katında kendilerine şefaatçi olacağına inanarak tapındıkları putlardandır.

Lat, hacılar için özel bir yemek hazırlayan ve hacılara karşılıksız hizmet veren salih bir kimseydi. O ölünce kabrinin başında bekleşip zamanla tapınmaya başladılar. Türbesi, nakışlı beyaz bir kaya parçasıydı. Üzerine bir ev inşa edilmiş, etrafında Taifliler tarafından kutsanan bir bölge oluşturulmuş ve onu koruyan bekçiler atanmıştı." (Tefsiru'l Kur'âni'l Azim ve Zadu'l Mesir'den naklen)

Yine Kur'ân'a konu olan Ved, Yeğus, Suva, Yauk ve Nesr putları için de benzer şeyler söylenmiştir:

"Ve dediler ki: 'Sakın ha ilahlarınızı bırakmayın. Ved, Suva, Yeğus, Yauk ve Nesr'i de bırakmayın.' " (71/Nûh, 23)

İbni Abbas (ra) şöyle demiştir: "Nuh'un kavminin putları daha sonra Arapların putları olmuştur... Bunlar Nuh'un kavminden salih kişilerin adlarıydı. Onlar vefat edince şeytan, onların kavimlerine, oturdukları meclislerde putlar dikmelerini ve bu putlara bu isimleri vermelerini fısıldamıştı. Böyle yaptılar. Onlar, vefat edinceye kadar bunlara ibadet etmediler. Onlar helak olup ilim ortadan kalkınca, insanlar bunlara ibadet etmeye başladılar." (Buhari)

Vesilenin Hakikati yazısını Tevhid Dergisi’nden okumak için tıklayınız:
https://bit.ly/2vlhr7U

Cezaevinde olan Halis Hoca'mıza (Ebu Hanzala) soru sormak için videonun yorum kısmına yazabilir veyahut kendisine doğrudan mektup gönderebilirsiniz.

İletişim/Mail adresi: [email protected]
Ebu Hanzala Hoca'mızın mektup adresi: "Halis Bayancuk - Silivri Kapalı Cezaevi (9 No'lu) - Silivri / İSTANBUL"

Yorum yapabilmek için üye olmalısınız.
19:37
0:33
21:14
01.32
Cezaevinden Sorular
151 views   2020-06-18
05.15
21:14
23:22
Cezaevinden Sorular
320 views   2020-08-25
31:08
Cezaevinden Sorular
155 views   2020-08-25
18:06
25:45
15:03
Cezaevinden Sorular
419 views   2020-11-16
32:04