Tevhid Kitap
Kategori :

Cezaevinden Sorular

Açıklama :

Tavsiye edilen amelleri yapmak riyaya girer mi? Halis Hoca (Ebu Hanzala)

Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN

Soru:
Tavsiye edilen amelleri yapmak riyaya girer mi?

Cevap:
İslami cemaatlerin varlık amacı hayra davet etmek, iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmaktır.

"Sizin içinizden (insanları) hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk olsun. Bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir." (3/Âl-i İmran, 104)

İslami topluluklara hayra davet vazifesi veren İslam, bizlere de sadıklarla birlikte olmayı emretmiştir.

"Ey iman edenler! Allah'tan korkup sakının ve sadıklarla beraber olun!" (9/Tevbe, 119)

İnsan niçin sadıklarla birlikte olmalı, niçin salihleri arkadaş edinmelidir?

"İyi/salih arkadaşla kötü arkadaşın misali, güzel koku satıcısı ile demirci körükçüsü misali gibidir. Koku satıcısı sana karşılıksız koku verir ya da sen paranla satın alırsın veya ondan güzel koku duyarsın. Demirci körükçüsü ya elbiseni yakar ya da ondan kötü koku duyarsın." (Buhari, 5534; Müslim, 2628.)

Salih arkadaş bazen bizi etkiler; hiç farkında olmadan ondan güzel şeyler öğreniriz. Bu, karşılıksız güzel koku almadır. Bazen biz çabalarız, onu örnek almaya gayret ederiz. Bu, paramızla/çabamızla koku almaktır. Bazen de ne o bize öğretebilir ne de biz ondan faydalanabiliriz. Ancak iyiliğin ve salih amelin ne olduğunu biliriz.

Şimdi, salih insanı örnek almak riya mıdır? Veya onun öğrettiklerini yapmak riya mıdır? Elbette hayır! Bunun gibi cemaatin Allah'ı hatırlattığı, hayra teşvik ettiği amelleri yapmak da riya değildir. Çünkü cemaat ile yaşama nedenlerimizden biri; salih ameller konusunda motive olmak, unuttuğumuzu hatırlamak ve kardeşlerimizi örnek almaktır.

Bir diğer konu şudur: İslam salih amellere bazı mükâfatlar koymuştur. Bunlar teşvik edici etkenlerdir. Bazı amellerin terkine de cezalar koymuştur. Bunlar engelleyici birer etkendir. Mükâfata nail olmak veya cezadan sakınmak için amel yapmak riya değildir.

Örneğin, şu ayeti okuyalım:

"Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacaklardır. Ne güzel arkadaştır bunlar!" (4/Nîsa, 69)

Bir Müslim, salihlerle beraber olmayı isteyerek amel yaparsa riyaya düşmüş olmaz. Bu hedefi onun önüne koyan Allah'tır.

Bir başka ayet okuyalım:

"… Kim de Allah'tan korkup sakınırsa (Allah,) ona bir çıkış yolu kılar. Ve onu hiç ummadığı bir yerden rızıklandırır…" (65/Talak, 2-3)

Bir Müslim rızkın genişlemesi veya darlığın geçmesi için günahlardan sakınırsa riyaya düşmüş olmaz…

Çünkü ihlas, Allah'ın rızası için ve ecrini Allah'tan bekleyerek amel yapmaktır. Allah'ın (cc) emrettiği her şey O'nun rızasıdır. Sakındırdıkları ise gazabından korunma yoludur. Dolaylı olarak O'nun rızasına nail olmaktır. Hâliyle, dinin meşru kabul ettiği her mükâfat veya sakındırdığı ceza; amele teşvik edici veya caydırıcı bir etkendir. İhlasa zarar vermez.

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

Yorum yapabilmek için üye olmalısınız.
19:37
0:33
21:14
01.32
Cezaevinden Sorular
99 views   2020-06-18
05.15
21:14
23:22
Cezaevinden Sorular
137 views   2020-08-25
31:08
Cezaevinden Sorular
96 views   2020-08-25
18:06
25:45
15:03
Cezaevinden Sorular
274 views   2020-11-16
32:04