Tevhid Kitap
Kategori :

Cezaevinden Sorular

Açıklama :

Müslimin Çevre Bilinci Nasıl Olmalıdır? sorusuna Halis Hoca (Ebu Hanzala) cezaevinden yazdıkları ile cevap veriyor.

Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN

Müslim tüm varlığa bakış açısı yeryüzündeki her şeyin Allah'a (cc) kul olduğudur.

"Allah'ın yarattığı şeylerden (gölgesi olan varlıklara) bakmıyorlar mı? Gölgeleri, Allah'ın (azametine) boyun eğip, sağa sola dönerek secde eder." (16/Nahl, 48)

"Görmedin mi? Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların çoğu Allah'a secde etmektedirler…" (22/Hac, 18)

Müslim bu kardeşliği ve kulluk ortaklığını hissetmelidir. Allah'ın "bak" dediği yerden kâinata bakmalı, doğayı Resûlullah'ın (sav) gözleriyle izlemelidir.

Şüphe yok ki yüce Allah, yarattığı varlıkları insana musahhar kılmış, onun hizmetine sunmuştur: "Kendisinden (bir lütuf olarak) göklerde ve yerde olanların tamamını hizmetinize sundu." (45/Câsiye, 13)

"Bir kadın kediden dolayı azaba uğradı. (Çünkü o) ne kediyi besledi ne de kendi beslenmesi için serbest bıraktı, onu (evde) hapsetti." (Buhari, Müslim)

"Bir peygamberi karınca ısırdı. Karıncanın yuvasının yakılmasını emretti. Allah (cc) ona şöyle vahyetti: 'Tek bir karıncayı öldürseydin ya! (Buhari, Müslim) Sen, Allah'ı tesbih eden bir ümmeti yaktın/yok ettin.' " (Buhari)

Allah Resûlü (sav) develerine binmiş yol üstünde sohbet eden insanlar gördü. Şöyle uyardı: "Hayvanlarınıza zarar vermeden binin, zarar vermeden kullanın. Onları yol sohbetlerinizde kürsüymüş gibi kullanmayın. Nice hayvan, sahibinden daha hayırlıdır. (Nice hayvan) sahibinden daha çok Allah'ı zikretmektedir." (Ahmed)

Allah Resûlü (sav) bir deve gördü. Deve gözyaşı döküp inledi. Allah Resûlü onu okşadıktan sonra sahibini sordu ve şöyle dedi: "Allah'ın sana mülk kıldığı şu deve hakkında Allah'tan korkmaz mısın? O, senin onu aç bıraktığını ve çok yorduğunu bana şikayet etti." (Ebu Davud)

a. Çevreyi/Doğayı güzelleştirmek: "Bir Müslim ağaç diker veya ekin ekerse, ondan yiyen her kuş, insan ve hayvan sebebiyle sadaka ecri alır." (Buhari, Müslim)

b. Çevreye/Doğaya zarar vermekten kaçınmak: "Yeryüzü (Allah tarafından düzenlenip) ıslah edildikten sonra orada bozgunculuk yapmayın…" (7/A'râf, 56)

Allah Resûlü (sav) şöyle buyurur "Kim (bir ihtiyaç olmaksızın, keyfi olarak) sedir ağacını keserse, Allah ateşin içine onun başını diksin (veya diker)." (Ebu Davud)

Görüldüğü gibi Müslim, tabiata karşı şer'i olarak sorumludur. Onu ölçülü kullanmalı, kullandığı gibi imar etmeli ve ona zarar vermemelidir.

Yeryüzünü İfsat Eden Çok Uluslu Kapitalist Şirketler!
Türkiye'de (ve tüm dünyada) yaşanan doğa katliamı, çok uluslu kapitalist şirketlerin doymak bilmez hırsları nedeniyledir.

Paraya tapan müşrik bir kapitalist ormana ve ağaca baktığında oradan kaç kereste çıkacağını, toprağın altındaki madeni, ormanın turizme müsait olup olmadığını… düşünür. Hiçbir şey yapamasa doğa yürüyüşleri düzenler, Allah'ın arzında yürümeyi parayla satar. Onu da yapamıyorsa ormanın bir kısmında yangın çıkarır, kalan kısmında "doğayla iç içe bilmem ne sitesi" kurar, onu satar.

Çok uluslu şirketler (şu an Kaz Dağları'nda altın arayan Alamos Gold şirketi de bunlardan biridir), yeni dünya düzeninin sömürü/işgal ordularıdır.

Ne yapıyorlar?
Önce satılmış maden mühendisleri eliyle, bir ülkedeki yeraltı zenginliklerinin haritasını ele geçiriyorlar.

Sonra o ülkenin madeni açısından ne kadar zengin olduğuna, bunun ülke için nasıl büyük bir fırsat olduğuna dair medya eliyle gündem oluşturuyorlar.
...

Tüm engelleri ortadan kaldırdıktan sonra, sömürü ve talana başlıyorlar.

Kesilen ağaçlar, siyanürle zehirlenen toprak, kirlenen sular, yayılan hastalıklar…

Onlar için tek ölçü, kâr edip etmeyecekleridir. Hem, muhtemelen verdikleri zarardan dolayı da mutludurlar. Çünkü; maden çalışması yapılan bölge insanı sağlığını kaybetmese, ürettikleri onca ilacı kime satacaklar? Kaynak suları siyanürle kirlenmese, çeşme suyunu şişeleyip "doğal su" diye kime satacaklar?
...

İnsana, hayvana ve doğaya karşı işlenen cürümlerin tek çözümü, tevhidî bir bilinçtir.

Tevhidle Allah katında değer kazanan, Kur'ân'ın basiretiyle toplumsal olayları okuyan, vahyin furkanıyla şeytani olanı Rahmani olanla ayırabilen bir İslam toplumudur. Ötesi, boş lakırdı ve lafazanlıktır…
Ötesi, "Kahrolsun Amerika, bu arada yak bir Marlboro" düzeyinde bir duyarlılıktır.

Yorum yapabilmek için üye olmalısınız.
19:37
0:33
21:14
01.32
Cezaevinden Sorular
129 views   2020-06-18
05.15
21:14
23:22
Cezaevinden Sorular
215 views   2020-08-25
31:08
Cezaevinden Sorular
127 views   2020-08-25
18:06
25:45
15:03
Cezaevinden Sorular
365 views   2020-11-16
32:04