Tevhid Kitap
Kategori :

Cezaevinden Sorular

Açıklama :

 

İmkansızlık halinde hadis kitaplarına bakıp amel edebilir miyiz? | Halis Hoca (Ebu Hanzala)| Cezaevinden Soru Cevap

Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN

Soru:
Hocam! Biz cezaevinde kalan kardeşleriniziz. Hadis kitaplarına bakıp amel edebilir miyiz? Özellikle fıkhi konularda hadislerin zahiriyle amel ediyoruz. Sizin düşüncenizi öğrenmek istiyoruz. Allah razı olsun.

Kıymetli kardeşlerim! Rabbim sizleri zindanın hayırlarına muvaffak kılsın, şerlerinden muhafaza etsin. Sorunuzu kısalttığım için hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Zira bazı sorular çok uzun olunca kısaltmak zorunda kalıyorum. Ayrıca bazı ifadelerin kastını aştığını ve Allah Resûlü'nün (sav) yasakladığı "övgüde aşırılık" kapsamında olduğunu düşünüyorum. Birbirimizi sevelim, saygılı olalım ama aşırılığa kaçmamaya dikkat edelim. Çünkü aşırılık (özellikle de övgüde) şeytanın kalplere giriş kapısıdır.

"Aman ha! Aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri ancak aşırılık helak etmiştir." (Nesai, 3057; İbni Mace, 3029; İmam Ahmed, 1851) Nebevi uyarıyı serlevha edinelim

. Hadis kitaplarımız –Sahihler de dahil- içinde birçok hadis türü barındırır. Neshedilmiş hadisler, müteşabih hadisler, zahiriyle amele engel bir durum olan hadisler, kendisine muarız bir rivayet bulunan ve tercih yapılması gereken hadisler, bir defaya mahsus söylenmiş/yapılmış ve genelleştirilmesi doğru olmayan hadisler (Vakıatu'l A'yn), özel bir sebeple söylenmiş/yapılmış ve o sebep ortadan kalktığı için bugün amel edilmeyen hadisler… Bu listeyi uzatabilirim. Ancak meramımın anlaşılması için bu kadarının kafi olduğuna inanıyorum.

Hâliyle; fıkıh eğitimi almış bir ilim talebesi hadislerle amel edebilir. Çünkü ihtilafı, ihtilafın sebeplerini ve çıkış yollarını bilir. Fıkıh eğitimi almayan biri bu bilgilere sahip olmadığından, hadis kitabıyla fıkıh inşa edemez.

Cezaevinde bulunan kardeşlerime şunu tavsiye ediyorum (özellikle İslam'la yeni tanışanlara): Yanınızda bir ilim talebesi yoksa, fıkıh konusunda mevcut mezheplerden birine uyun. Çünkü bulunduğunuz ortam ihtilafı azaltıp ittifakı çoğaltma yeridir. Bir ilim talebesi olmaksızın tartışılan fıkhi konular; hiçbir sonuç vermediği gibi, gereksiz ihtilafları çoğaltır. Bu da daveti olumsuz etkiler. Zira muvahhidler bulundukları ortamlarda azınlıktır. İnsanları Allah'a davet ederken, bu azınlık arasında ihtilaf olmamalıdır. Tek yürek olmalı, tek hakikati dillendirmeli, bir tek şeye davet etmelidirler. Aksi hâlde, davete muhatap olanlar fıkhi ihtilaflar nedeniyle davetten soğuyorlar. Buna dair birçok olumsuz örnek dinledim. Hâliyle; bu olumsuz örneklerin tekrar etmemesi için şunu söylerim: İslam'ı, inanç ve amel/fıkıh olarak yaşayan bir İslami topluma karışana kadar sabredin! Akideye yoğunlaşın. Ahlakınızı güzelleştirin. Cahiliye kalıntılarından temizlenin. Fıkhi konularda ise tüm ümmetin hüsnükabulle yaklaştığı ve yanınızda ilmihali bulunan dört mezhepten birine uyun. Hem sizler hem de davete muhatap kitle açısından en hayırlı olan budur diye düşünüyorum. Allah en doğrusunu bilir.

Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına…

Yorum yapabilmek için üye olmalısınız.
19:37
0:33
21:14
01.32
Cezaevinden Sorular
95 views   2020-06-18
05.15
21:14
23:22
Cezaevinden Sorular
133 views   2020-08-25
31:08
Cezaevinden Sorular
92 views   2020-08-25
18:06
25:45
15:03
Cezaevinden Sorular
261 views   2020-11-16
32:04